Çarşamba Şubat 08 , 2012

Fotoğraf Terimleri Sözlüğü

Fotoğraf Terimleri Sözlüğü
Alan Derinliği (Depth of Field)

Üzerinde odaklama yapılan cismin önünde ve arkasında oluşan net/se­çik alandır. Bu alan cismin önünde 1/3, arkasında ise 2/3 oranında oluşur. Alan derinliğinin darlığını ya da genişliğini etkileyen üç öğe, objektifin odak uzunluğu, kullanılan diyaframın açıklığı ve cismin fotoğraf makinesine olan uzaklığıdır.

Ayrıca bkz.: Diyafram açıklığı ve odak uzunluğu

Alan Derinliği Öngösterimi (Depth of Fîeld Preview)

Bazı fotoğraf makinelerinde alan derinliğinin kullanıcı tarafından görül­mesini sağlayan, diyafram açıklığının sağladığı görüntüyü donduran bir düğme ya da kol bulunmaktadır. Tüm netleme, lens açıkken ya da en bü­yük diyafram açıklığı ayarında yapılır. Günümüzde otomatik SLR makine­lerin çoğunda alan derinliği öngösterimi bulunmazken, eski manuel maki­nelerde daha yaygın kullanılmaktadır.

Anti-halo tabakası (Anti-Halation Backing)

Filmlerin arka yüzeylerine sürülen ve taşıyıcı taban ya da fotoğraf ma­kinesinin arka kısmından yansıyarak yeniden filme dönüp ' halelenme' ye neden olan ışığı emerek yok eden boyalı katman.

Anti-statik bez

Objektifleri ya da saydamları silmek için ve statik elektrikden kaynak­lanan toz zerreciklerini uzaklaştırmak için kullanılan İlaçlı bez.

Autofocus (Otomatik Netleme)

Netlik ayarını otomatik olarak kendiliğinden yapan objektif sistemi. ASA (Bakınız: ISO)

Ayna Kilidi

Uzun poz sürelerini gerektiren çekimlerde fotoğraf makinesinin olabil­diğince sabit durması gerekmektedir. Ayna kilitleme sistemi sayesinde, ayna yukarı kalkık durumda kilitlenir ve örtücü kapanana kadar bu durum­da kalır. Böylece aynanın hareketinden oluşan sarsıntı ortadan kalkar.

Bakaç (Vizör)

Fotoğraf makinelerinde konuyu kadrajlamaya yarayan kısım. Bakaç, modern fotoğraf makinelerinde, pozlandırmayı denetlemeye yarayan bil­gileri de içerir.

Bakaçlı (Vizörlü) Makineler

Büyük format fotoğraf makinelerinin çoğu bu tiptedir. Işığı ve dolayısı ile görüntüyü bakaca getiren bir yansıtma sistemi (refleks makineler) kul­lanmak yerine görüntü doğrudan film düzlemi üzerine gelir. Film yerleş­tirilmeden önce görüntünün oluştuğu ve yarı saydam (buzlu cam) yüzey­de netleme ve kadraj kontrolü yapılır. Bu yüzey film düzlemiyle aynı yer­dedir ve netleme ve kadrajlama bittikten sonra objektif kapatılır, film ta­kılır ve pozlama yapılır. Bu makinelerde filmler tek tek takılır.

Ayrıca bkz.: Büyük Format

Braketfeme - Farklı Değerlerde Pozlama (Bracketing)

Alınacak sonuçlarda herhangi bir pozlandırma hatasına yer vermemek için aynı konuyu birbirine yakın ama farklı diyafram ya da örtücü hızı hı­zı İle çekme yöntemi.


B Ayarı (Bulb ayarı - Bulb setting)

Uzun pozlarda, makine perdesinin ya da obtüratörünün istenilen süre için açık kalmasını sağlayan kilitleme sistemi.

Bellek kartı (Memory card)

Fotoğraf ve film dosyası gibi verileri saklamak için kullanılan bir depo­lama aracı. Bu kartların kapasitesi günümüzde 4 GB'a kadar ulaşmıştır. Bellek kartı tipleri bazıları şunlardır: Compact Flash Card, Multimedia Card, Secure Digital Card, Microdrive, Memory Stick. Bu kartlar değişik üretici­ler tarafından üretilmektedir.

Büyük Format

Filmler boyutları (format) itibariyle üçe ayrılırlar: Standart (35 mm), or­ta ve büyük format. Büyük format, orta format olarak kabul edilen 4x5, 6x7, 8x10 (en x boy) ölçülerinden daha büyük filmler için kullanılır. Büyük formatın avantajı, görüntü kalitesinde çok az kayıpla, oldukça büyük bas­kılara izin verebilmesidir. Büyük format'da gren sorunu yoktur ve örnek baskılar (kontakt) doğrudan negatiflerden yapılabilir.

C41 Prosesi

Renkli negatif filmlerin geliştirilmesinde kullanılan proses. Çift Objektifli Refleks (TLR: Twin Lens Reflex)

Bazı orta formattaki fotoğraf makinelerinde iki ayrı objektif bulunmak­tadır. Alt alta konan bu objektiflerden üstteki görüntünün bakaca (vizör) aktarılmasını, diğeri ise filmin pozlanmasını sağlar. Bu tipteki fotoğraf ma­kinelerinde sorun paralaks hatası olarak bilinen ve bakaçtan görülen gö­rüntü ile film düzlemi üzerine düşen görüntü arasındaki alansal farktır.

Çoklu (Üstüste) Çekim

Aynı film karesi üzerine birden fazla çekim yapılmasıdır. Bu sayede özel etkiler yaratılabilir. Örneğin tele objektifle çekilmiş ay fotoğrafı ile geniş açı objektifle çekilmiş manzara fotoğrafı üstüste çekilirse, ay normal gö­rüntüsüne göre oldukça büyük bir görüntüde olacaktır.

Çözünürlük (Resolution)

Görüntüdeki piksel sayısı. Çözünürlük sayısı yükseldikçe görüntü kali­tesi artar.

Dengeleyici Banyo (Compensating Development)

Genelde fotoğraf çekimi, filmlerin ASA'ları dikkate alınarak yapılması­na karşın bazı durumlarda mevcut filmin ASA değeri ile banyo süreleri de­ğiştirilmek koşulu ile oynanabilir. Bu yöntem itme/çekme işlemi olarak bi­linir, itme prosesinde önerilen değerden daha hızlı çekim (- pozlama) ya­pılırken banyo süresi belirli oranda artırılır. Filme çekme prosesi uygulan­dığında ise önerilen değerden daha yavaş çekim (+ pozlama) yapılırken banyo süresi belirli oranda azaltılır, itme/çekme işlemleri siyah/beyaz ve saydam filmlerde sıklıkla uygulanmaktadır.

Diapozitif (saydam)

içinden ışık geçirerek seyredilen pozitif, yani gerçek renkli görüntülü renkli film.

Dijitalleştirme (Digitize)

Analog bilgileri bilgisayarda kullanılmak amacıyla dijital form ata dönüş­türmek



Diyafram Açıklığı (Aperture)

Işığın objektif üzerinden filme doğru geçişindeki açıklıktır. Gözün irisi­ne benzeyen bir şekilde, yaprakçıkların üst üste gelmesi açıklığın çapını kontrol eder. Alan derinliği kontrol etme araçlarından birisidir. Diyafram aralığı büyükken net alan derinliği azalır buna karşılık diyafram aralığı kü­çükken net alan derinliği artar. Diyafram aralıklarında bir değer değiştir­me 1 stop değişiklik anlamına gelir. Bir değeri diğerine değiştirme, filme ulaşan ışığın miktarını iki misli artıracaktır. Diyafram açıklığı halkasındaki numaralar merceğin odak uzunluğu ile diyafram açılımının çapı arasında­ki orana denk gelir.

Ayrıca bkz.: Örtücü hızı, alan derinliği

Diyafram öncelikli pozlama (Aperture Priority)

Bir çok çekim koşulunda belirli bir diyafram değerinin kullanımına ihti­yaç duyulabilir. Fotoğraf makinesinde diyafram öncelikli pozlama seçimi yapılırsa, diyafram açıklığı sabitlenir ve makine mevcut ışık koşullarına bağlı olarak uygun örtücü hızını verir.

Ayrıca bkz.: Örtücü hızı öncelikli pozlama ve ışıkölçer

DX Ayarı

Film kasetlerinde bulunan ve film duyarlılığını otomatik olarak makine­ye aktaran sistem.

Döner Kafa (Pan)

Döner ya da top kafaya sahip olmayan bir üçayak ya da tekayak ile yal­nızca yatay formatta fotoğraf çekilebilir. Döner kafa sayesinde, fotoğraf makinesi değişik yönlerde çevrilerek tam bir çekim kontrolü sağlanır.

Ayrıca bkz.: Tekayak, Üçayak

DPI (Dots Per Inch)

Yazıcı veya ekran gibi bir cihazın lineer inç başına görüntüleyebildiği nokta (dot) sayısı. Örneğin lazer yazıcıların çoğu 300 dpi, ekranların ço­ğu 72 dpi, PostScript yazıcıların çoğu 1200 ile 2450 dpi arası çözünürlü­ğe sahiptir. Fotoğraf kalitesi veren inkjet yazıcıların çözünürlüğü 1200 ile 2400 dpi arasında değişmektedir.

E-6 Proses

Diapozitif (saydam ) filmlerin geliştirilmesinde kullanılan işlem.

F - Durağı (F- Stop)

Bir F - durağı filme ulaşan ışığın değerini iki misli değiştirmek demektir. Diyafram açıklığını 2'den 2.8'e değiştirme, filme ulaşan ışığı ilkinden 1/2 oranında azaltmak anlamına gelmektedir. Buna kıyasla diyafram açıklığı­nı 2'den 1.4'e değiştirme filme ulaşan ışık miktarını iki katına çıkarmaktır.

Fazla pozlama

Filmin açık bir diyafram ya da yavaş bir örtücü hızı hızı seçimi nedeniy­le çok fazla ışık almasıdır.

Film hızı (Bakınız ISO)

Filtre (Filter)

Fotoğraftaki son görüntüyü değiştirmek amacıyla objektifin ön kısmı­na takılan her şey filtredir. Filtrelerin, dairesel polarize, ısıtan, yıldız, yu­muşatıcı çeşitlerinin yanında fotoğrafın tamamen rengini değiştiren çe­şitleri de bulunmaktadır.



Flaş Kablosu

Flaş kızağının ve TTL flaşların üretilmediği dönemlerde, flaşın fotoğraf makinesine bağlantısını sağlamak için kullanılan kablodur. Oldukça ince ve kırılgandır ancak gerektiğinde flaşın, kablo mesafesinden kullanılması­nı sağlar.

Flaş senkronizasyonu

Flaşın, obtüratörün açılmasına uyumlu olarak çalışmasıdır. Flaş senkronizasyonu için gerekli olan örtücü hızı makinenin türüne göre değişir (1/125,1/60 gibi). Kendi içinde flaşı olan kompakt makinelerde ve özel kullanımlı flaşa sahip SLR makinelerde doğru örtücü hızı otomatik olarak ayarlanır.

Flaş kızağı

Flaş iki türlü kullanılabilir, flaş kablosu ile ya da flaş kızağına takılarak. Kızaklı tip flaşlar fotoğraf makinesinin üstünde yer alan yuvaya geçirilir ve her iki taraftaki akım ileticiler sayesinde flaş çalıştırılır.

Ayrıca bkz.: Flaş Kablosu

Geliştirici (Developer)

Gözükmeyen/gelişmemiş imajı görünür kılmak için kullanılan kimyasal banyo.

Geliştirilmiş Fotoğraf Sistemi (Advanced Photo System - APS)

35 mm fotoğraf makinesini öğrenmekle zaman harcamak istemeyen bir kullanıcı için Kodak'ın fotoğraf çekimini kolaylaştırma girişimidir. 35 mm filmin 36 mm enine oranla, 1X240 olarak adlandırılan bu filmin eni 24 mm'dir. Aynı boyutta basımı sağlamak amacıyla daha yüksek oranda bü­yütülmeden dolayı, APS'deki grenler daha belirgin olacaktır.

Gren

Film ya da baskılar üzerinde görüntüyü oluşturan noktalardır. Yavaş fimler (düşük ASA değerli filmler, örneğin 25 ASA, 50 ASA) küçük gren-lidirler ve oluşturdukları görüntü keskindir, bunun tersi olarak hızlı film­ler (yüksek ASA değerli filmler, örneğin 400 ASA, 800 ASA) büyük gren-lidirler ve oluşturdukları görüntü keskin değildir, grenler görüntü üzerin­de seçilebilir.

Gri kart

Üzerine düşen ışığın %18'ini yansıtan kart. Gün Işığı Dengesi (Daylight Balance)

Bugün en çok gün ışığını dengeleyen filmler bulunmaktadır. Film üze­rinde diğer ışık koşullarına dengelidir notu belirtilmediği sürece, film muh­temelen gün ışığına dengeli olarak üretilmiştir. Bu tür film, doğal ışık ya da normal flaş koşulları altında doğal renkler üretecektir. Tungsten ışığın­da (Akkor ışık ampulü) çekildiğinde kırmızımsı sarı bir renk, flüoresan ışı-1 ğında yeşil bir renk alacaktır.

JPEG

Pek çok dijital fotoğraf makinesinde görüntüleri depolamak için kulla­nılan standart bir format. Bu format web üzerindeki görüntülerde ve e-posta mesajı eklerinde de yaygın olarak kullanılmaktadır. JPEG'in açılımı olan Joint Photographic Experts Group adlı topluluğun oluşturduğu bu dosya standardı günümüzün en yaygın kullanılan formatlarından biridir.

JPEG renkli ve gri tonlu görüntüleri gerçeğe yakın görünüme sahip ola­cak şekilde sıkıştırmak için tasarlanmış standart bir görüntü sıkıştırma mekanizmasıdır. JPEG görüntü kalitesini olumsuz etkileyebilen kayıplı sı­kıştırma kullanır.



ISO/ASA

Filmlerin ışığa karşı duyarlılıklarını belirleyen standart ölçü sistemi. De­ğer büyüdükçe filmin ışığa karşı duyarlılığı da artar.

Işıkölçer (Pozometre)

Günümüzde hemen tüm fotoğraf makinelerinin ışıkölçeri bulunmakta­dır. Işıkölçer, doğru diyafram açıklığı ve örtücü hızını belirleyebilmek için varolan ışığın miktarını ölçer. Ayrıca el ışıkölçerleri de bulunmaktadır. Bu aygıtlar kullanıcıya daha fazla seçenek sunarlar ve daha hassastırlar. Fo­toğraf makinenelerinin üzerinde bulunan tipte ışıkölçerler gibi konudan yansıyan ışığı ölçen aygıtlara yansımalı ölçücüler denir. Konu üzerine dü­şen ışığı ölçen aygıtların kullanımı da bir diğer ölçüm tekniğidir.

Ayrıca bkz.: Nokta (Spot) ölçüm

Kablo deklanşörü (Cable release)

Uzun süreli pozlamalarda, kısa süreli pozlamanın aksine fotoğraf ma­kinesinin hareketi fotoğrafta farkedilir. Bu problemi engellemek için ma­kine bir tripod (üçayak) üzerine yerleştirilmeli ya da kablo deklanşörü kul­lanılmalıdır. Kablo deklanşörünün vidalı ucu vardır ve bu uç deklanşöre sı­kıştırılır. Kablo deklanşörüne göre yapılmamış bir makinede muhtemelen başka bir kullanım metodu vardır (kablolu ya da kızılötesi ışınlarla çalışan bir tertibat gibi).

Kelvin

Renkli fotoğrafta ışığın renk tonunu öçlmekta kullanılan birim. 5500K gün ışığının Kelvin olarak ölçülmüş değeridir.

Kilobayt (Kilobyte)

Yaklaşık bin bayttan oluşan bilgisayar belleği, disk alanı veya belge bo­yutu miktarı. Tam değeri 1.024 bayttır.

Kontak Baskı (Contact Print)

Özellikle siyah/beyaz fotoğrafları, büyütüp basmadan önce seçebilmek için negatifle aynı boyda üretilen küçük baskılardı.

Kontrast

Bir fotoğrafın konusunda yer alan, en aydınlık ve en karanlık bölümler arasındaki oran.

Körük (Bellovvs)

Objektif ile fotoğraf makinesinin gövdesi arasında bulunan genellikle ray üzerine yerleştirilmiş esnek yapısı olan bir malzemedir. Raylar körü­ğün objektif ile gövde arasındaki mesafeyi değiştirmek amacıyla ayarlan­masını sağlar. Bu makro fotoğraf çekimini ve yakını odaklamayı mümkün kılar. Esnek körükler büyük formatlı makinelerde perspektif değişimini sağlamak amacıyla, film yüzeyinde objektifin eğimini mümkün kılar.

Ayrıca bkz.: Makro fotoğraf çekimi, Büyük format

LCD (Liquid Crystal Display)

Sıvı Kristal Ekran. Fotoğraf makinelerinde fotoğrafları ve menü seçe­nekleri, makine ayarları gibi bilgileri görmek için kullanılan renkli ekran

Makro Fotoğrafçılık

Yakın plan çekimler bu şekilde adlandırılır. Nesneler o kadar yakından çekilirler ki sonuçlar orijinal büyüklüğün 1/3'ü ile 8 katı arasında değişir.

Matriks (Alan) Ölçümleme

Bazı gelişmiş SLR (tek objektifli refleks) fotoğraf makinelerinde bulu­nan ve vizördeki (bakaç) alanı bölümlere ayırıp, poz değerini ağırlıklı or­talama yöntemiyle hesaplayan sistemdir.

Megabayt (Megabyte)

Bir milyon bayttan oluşan bilgisayar belleği miktarı. Tam değeri 1.048.576 bayttır.

Megapiksel (Megapixel)

Bir milyon piksel değerindeki birim. Görüntünün çözünürlüğü ne kadar yüksek olursa piksel sayısı ve dolayısıyla görüntü kalitesi o oranda artar. 1 megapiksel (MP) çözünürlükteki bir görüntü dosyası gerçeğe çok yakın görüntüyü sağlayan 15 x 20 cm'lik bir fotoğraf baskısı sağlayabilir (bu ra­kam 2 MP'de 20 x 25 cm, 3 MP dosya boyutunda ise 28 x 36 cm'dir).

Nokta (Spot) Ölçüm

Bazen matris ya da merkez ağırlıklı poz ölçümü yapmak oldukça zor­dur ya da doğru pozlandırma yapmak istenen alan oldukça küçüktür. Nok­ta ölçüm sistemine sahip fotoğraf makineleri noktasal ölçüm yaparlar ve doğru poz ölçümü sağlanır.

Objektif

Normal objektif, Bakaçtan (Vizör) bakıldığında oluşturduğu görüntü in­san gözünün gördüğü görüntüye eşdeğer olan objektiftir.

Geniş açı objektif, Normal objektife göre daha fazla görüntü alanı oluş­turan objektiflerdir.

Dar açı objektif, Normal objektiflere göre daha az görüntü alanı oluştu­ran objektiflerdir.

Zoom objektif, Değişik açıların ayarlanarak elde edildiği, odak mesafesi değişken objektiflerdir. Birden fazla objektifin görevini tek objektifin gör­mesi nedeniyle kullanım kolaylığı ve fiyat avantajı sağlar. Ancak çok mer­cekli sisteme sahip olmaları nedeniyle görüntü kalitesi daha düşüktür ve yavaştırlar.

Tek objektif, Ölçüsü ne olursa olsun, bir objektifin tek görüş açısına sa­hip olması durumudur. Bu objektifler, zoom ojektiflere göre daha kaliteli sonuçlar verirler ve hızlıdırlar. Ayrıca bu objektiflerin diyafram açıklıkları daha fazladır.

Objektif den Ölçüm (TTL: Through The Lens)

Yeni kuşak fotoğraf makinelerinin çoğu ışık ölçümünü objektifin için­den gelen ışık şiddetine göre ölçer. Bu sisteme TTL denmektedir.

Odak uzunluğu (Focal Length)

Herhangi bir objektif sonsuza odaklandığında, görüntüyü düşürdüğü odak noktası ile objektifin optik merkezi arasındaki uzunluktur.

Orta Format

Geniş formatta olduğu gibi, 35 mm formatına göre daha kaliteli sonuç­lar veren ve genellikle 6x4.5 cm, 6x6 cm ve 6x7 cm boyutlarındaki film­ler ve bunları kullanan fotoğraf makineleri için kullanılan tanımdır.

Oynarbaş (BalI head)

Tripod (üçayak) ya da monopodda (tekayak) oynarbaş olmadığı takdir­de fotoğraf makinesi ile yalnızca yatay bir konumda fotoğraf çekimi ger­çekleştirilebilir. Oynarbaşın ayağa eklenmesi, sıkıştırılan vidaların yardı­mıyla makinenin nerdeyse her yöne çevrilmesini mümkün kılar. Oynarba­şın bir dezavantajı, fotoğraf karesinin tüm yönlerinin aynı anda kontrol edilmesi gerekliliğinden dolayı, doğru pozisyonu bulmanın daha zor olma­sıdır.

Ayrıca bkz.: Üçayak (tripod) ve tekayak (monopod)

Örtücü Hızı

Filmin pozlandırılma süresidir ve ölçüsü saniyedir. Yüksek örtücü hız­ları, makinenin sarsıntısı ya da fotoğraf objesinin hareketi nedeniyle olu­şabilecek görüntü bozulmalarını ortadan kaldırarak temiz bir sonuç alın­masını sağlar.

Örtücü Hızı Öncelikli

Bazen yapılacak çekimin özelliği nedeniyle örtücü hızının belirlenmesi önem kazanır. Fotoğraf makinesi bu durumlarda örtücü hızı öncelikli ko­numa getirilerek, fotoğrafçının öncelikle örtücü hızını ayarlaması sağla­nır ve makine bu hıza göre uygun diyafram açıklığını otomatik olarak ve­rir.

Ayrıca bkz. : Diyafram Öncelikli

Pan (Panning)

Hareketli bir konuyu makine bakacından (vizöründen) konu ile yaklaşık aynı hızda takip ederek yapılan çekim türü.

Paralaks Hatası

Telemetreli fotoğraf makinelerinde, bakaçtan alınan görüntü ile objek­tiften film yüzeyine yansıyan görüntü arasındaki açı farkı. Bu tip hata 35 mm'lik refleks makinelerde oluşmaz.

Piksel (Pixel)

Dijital görüntünün (image) en küçük öğesi. Bilgisayar ekranındaki gö­rüntüyü oluşturan çok sayıdaki küçük ışık noktacığı.

PPI (Pixels Per Inch)

Görüntü çözünürlüğünü ifade etmek için kullanılan, lineer inç başına piksel sayısı. Ppi ne kadar yüksek olursa görüntü o kadar ayrıntı kazanır ve daha yüksek görüntü kalitesi sağlar. Ekranlar 72 ppi, inkjet yazıcılarda gerçeğe yakın görüntü baskısı elde etmek için en az 150 ppi çözünürlük gerekir.



Pozlama Kilidi (Exposure Lock)

Ölçüm yapılırken bazı durumlarda karenin ana konusu görüntünün mer­kezinde olmayabilir. Kare içindeki ana konuyu doğru pozlamak için, poz­lama kilidine basılır, çekilmek istenen konu karenin içine tekrar yerleşti­rilir. Genellikle modern makinelerde pozlama kilidi işlemi deklanşöre ya­rım basarak ölçüm işlemini yapılır, daha sonra konu kadraja yerleştirile­rek çekim yapılır.

Stop

Diyafram ya da örtücü hızı ayarları arasındaki kademe farkları.

Sabitleyici (Fixer)

Işık görmeyerek metalik gümüşe dönüşmeyen gümüş tozlarını kendi içi­ne alarak filmin saydamlaşmasını sağlayan ve artık ışıktan etkilenmeye­cek duruma getiren kimyasal banyo işlemi.

Self-Timer (Zamanlamalı çekim)

Makinelerde deklanşöre basıldıktan belli bir süre sonra perdenin açıl­masını ve çekim yapılmasını sağlayan özellik.

Sepya (Sepia Toning)

Çeşitli kimyasal banyolarla fotoğraf baskısının kahverengi ve tonlarına boyanması işlemi.

Solarizasyon (Solarisation)

Solarizasyon işlemi, normal geliştirme işlemi sırasında duyarkatın çok kısa süreli olarak beyaz ışığa gösterilmesi ve daha sonra geliştirme işle­mine devam edilmesidir.

Standart Boyut (Format)

Kullandıkları film boyutu 35 mm olan (görüntü alanı 24X36 mm) fotoğ­raf makineleri standart boyut makinelerdir.

Tekayak (Monopod)

Fotoğraf makinesinin üzerine takıldığı tek bir çubuktan oluşan ayak dü­zeneğidir. Üç ayağa (tripod) göre taşıma kolaylığı sağlamasına rağmen, makinenin hala el ile tutuluyor olması nedeniyle sallantı sorunu tam ola­rak giderilemez. Ancak üç ayağın kullanımının zamanlama ya da fiziki ne­denlerle mümkün olmadığı yerlerde gereklidir.

Tek Objektifli Refleks (SLR)

Günümüzde en yaygın kullanılan fotoğraf makineleridir. Bu tipteki ma­kinelerde, objektif ve film aynı düzlemde olduklarından ve objektifin ya­kaladığı görüntü bir penta prizma yardımı ile bakaca (vizör) doğrudan yan­sıdığından bakaçdan görülen görüntü ile elde edilen görüntü bire bir ay­nıdır.

Telemetreli Makineler

Görüntünün film düzlemi üzerine aktarıldığı objektifden ayrı olarak, gö­zün görüntüyü yakalaması için farklı bir basit merceğin kullanıldığı maki­nelerdir. Tek mercekli refleks makinelere göre, film düzlemi üzerindeki görüntü ile gözün gördüğü görüntü arasında farklılık (paralaks hatası) ol­ması nedeniyle dezavantajlıdırlar.

Ayrıca bkz.: Paralaks Ton

Belirli bir rengin doygunluğu Uzatma Tüpleri (Extension Tube)

Makro fotoğrafçılık için gereken adımlardan bir tanesi, objektifi daha yakın netleme işlemi için, odak alanından çıkarmaktır. Uzatma halkaları bu amaçla kullanılır. Bu halkalar körüğe benzerler, fakat onlar gibi esnek değildir, mesafe de genelikle ayarlanamaz.

Ayrıca bkz.: Körük ve makro fotoğraf çekimi

Üçayak (Tripod)

Fotoğraf makinesinin hiç kımıldamaması ya da özel etkiler için uzun süreli pozlama istendiğinde, makinenin üzerine takılabileceği üç bacaklı ve çeşitli yöntemlerle oynar bir kafaya sahip sehpa sistemidir.

Ayrıca bkz. Tekayak

Yansıtıcı (Reflektör)

Işığın istediğimiz yere düşmediği durumlarda kullanılır. Yansıtıcı, nes­nenin karanlıkta kalan bölgelerine ışığı yönledirebilmek için ışığa doğrul­tulur. Altın renkli yansıtıcılar renkleri sıcaklaştırırken, gümüş ve beyaz renkli yansıtıcılar renklerde değişiklik yapmazlar. Değişik renklerde yan­sıtıcı kullanılarak fotoğrafı çekilecek nesnenin renklerinde değişiklikler el­de edilebilir. Siyah renkli yansıtıcının görevi ise biraz farklıdır ve ışığı eme­rek görüntünün daha karanlık çıkmasını sağlar.

Yapay Işık (Tungsten) Filmi

Fotoğraf çekilen ortamda günışığı yerine aydınlatma lambası vb. yapay ışık kaynakları varsa renk ısılarında sapma olmaması için yapay ışık film­lerinin kullanılması gerekir. Yapay ışıklar kırmızıya kaçan sarı renklerde­dir ve bu ortamlarda çekilen fotoğraflarda renkler turuncuya dönük ola­caktır. Bu özel filmler kırmızı/sarı renklerin hakimiyetini azaltarak sonu­cun daha doğal olmasını sağlarlar.

Zon (Zone: bölge) Sistemi

Bazılarına göre kullanılması gereken tek ışık ölçüm sistemidir. Bu sis­temde ölçüm yapılacak alan 11 bölgeye ayrılır ve O'dan 10'a kadar numa­ralandırılır. 0 en koyu siyah, 10 en açık beyazdır. 5 değeri almış bölge gri kartın kullanılabileceği ya da %50 beyaz %50 gri ve üzerine düşen ışığın %18'inin yansıtıldığı bölgedir. Her bölgenin pozlama değeri arasındaki fark 1 duraktır (f-stop) ve fotoğrafçı çekim alanının herhangi bir bölgesini 5 nu­maralı bölge ile olan farklılığına göre pozlayabilir. Örneğin koyu tenli bir insanın derisi yaklaşık bölge 6'dır ve fotoğraf makinemiz ölçüm yaptığın­da 1/125 ve f:4 vermektedir. Bölge 5 ile bölge altı arasında 1 durak fark ol­duğundan doğru tonu yakalayabilmek için 1 durak fazla pozlama yapma­mız (1/60 - f:4 veya 1/125 - f:2.8) gerekmektedir. Burada bölge 6'nın böl­ge 5'e göre daha açık olmasına rağmen fazla pozlama yapılmasının nedeni, makinelerin ölçüm sistemlerinin bölge 5 dışında yanılabilmesidir.
Kaynak:
Temel Fotoğraf Semineri Ders Notları, Ufuk M. Duygun

BİR ZAMANLAR BERGAMA

KATEGORİLER